1-Kuyruk sokumunu tercih nedeni; sırttan dökülen kılların, özellikle kıllı ve kilosu fazla olan gençlerde, irileşen ve yükselen kaba etler nedeni ile oluşan derin kuyruk sokumu oluğunda,sırttan,baştan dökülen kılların fazlaca birikebilmesi; özellikle yürürken iki kaba etin birbirine veya sürücü koltuklarında kaykılarak, yani yayılarak oturulduğunda, kuyruk sokumu cildinin gerilerek zamanla pit denilen mikrodeliklerin açılabilmesi ve serbest kılların zemine veya sert ve dar giysilere sürtünmesi ile bu pitlerden içeriye itilince yürüyebilir olabilmesi; kapalı ortam nedeni ile oluktaki cildin incelmesi ve kolay delinip tahriş olması ve sert kuyruk kemiğinin baskısı nedeni kılların cilt altına ilerlemesidir. Tecrübelerimiz ve yeni yeni bazı meslektaşlarımızın görüşü, kanıtlar niteliktedir.Yani akkiz (edinsel) teori artık bir gerçekliktir(NB),
2.Kongenital (doğumsal) teori; MacFeeye göre insan vücuduna ana rahmindeyken cilt elbisesi, pelerin şeklinde yukardan aşağıya giydirilir; cilt pelerinin fermuarı gibi kuyruk sokumunda kapatılır. Kapanma sırasında bir kısım cilt dokusu ve kıl follikülleri,yani kıl üretecek filiz hücreler) altta,derinde kalabilir. Kıllanma ve yağlanma yaşına gelince cilt altı yağ dokusu içinde kalmış kıl follikülleri , içi kıl dolu kistler oluştururlar.Bu kıl kistleri enfekte olup cildi patlatabilir ,veya pitler açıp akıntılara yol açabilir.
Bu teorinin, fermuar arsında veya altında ilt ekleri veya kıl folliküllerinin kalabilceği fikri hayli heyecan verici olabilecek iken,
a) İlgili hastalıklı bölgenin cerrahi olarak çıkarılıp da yerine konulan cilt greftlerinin yeniden,orta hattan delinip bu yeni pitlerden içeriye girmek üzere kılları defaatle gözlemlemiş olamamız,hastalığın doğuştan değil sonradan geliştiğinin,yani edinsel olduğunun bir başka güçlü delili oldu (NB).
b) 1981 yılından beri yaptığımız klinik ve 2000 yılından beri yaptığımız histopatolojik (mikroskopik) çalışmalarımız akkiz ,yani edinsel teoriyi desteklemektedir.Biyopsilerimizin ,yani histopatolojik raporlarınımızın hiç birinde,fistüllerin veya kıl keselerinin içinde kıl follikülü,yani kıl üreten hücre rapor edilmemiştir. Böylesine raporlar olsa olsa kronik seyirli hidradenitislerde,fistül traktı içine zamanla iyileştiri olarak ilerleyen cilt ve aksesuarları içinde nadiren de olsa kıl ve ter folliküllerinin de bulunabilmesidir.Kaldı ki hidradenitis veya apokrin adenitis,kongenital değil ,akkiz hastalıklardandır.
c) Bir başka tipik ve basit ve ilginç delilimiz ;bazı fistüllerin veya kıl keselerinin içinde bulduğumuz,berber tarafından kırpılmış saç kılı demetleridir.
Az da olsa pilonidal sinus gördüğümüz bir başka anatomik yer ,göbek çukurudur. Göbek çukuru derin ve özellikle dar olan kimselerde ,hele de kişi kıllı ise, benzer mekanizma ile göbek çukurunun dibinde ,kılların tahrişi veya batması sonuscu,cilt yaralanması, akıntılı,kıl dolu sinus veya abse oluşabilmektedir.
25 Eylül 2008 at 19:14
saglikla ilgili bilgilerinizi kullanabilirmiyim..