
Hazırlayan: Doç. Dr. Selahattin Şenol
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü
Bebek ya da çocukların psikososyal gelişiminde büyükanne/babaların rolleri ile ilgili araştırma sonuçları çelişkilidir. Onların işe karışmaları ile gelişim üzerine olumlu etki olduğunu bildiren sonuçlar yanında hiçbir etkinin olmadığı, hatta olumsuz etkilerin olabileceğini bildiren araştırma sonuçları da vardır. …
Hazırlayan: Doç. Dr. Selahattin Şenol
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü
Biyolojik özelliklerimizi temel aldığımızda erkek ya da dişi olarak belirlenen bir cinsiyetimiz vardır. Cinsellik ise bu biyolojik yapı üzerine eklenen sosyolojik, psikolojik ve felsefi boyutları da içeren daha geniş bir tanımlamadır. Doğum öncesinden ölüme kadar duyguları, düşünceleri, inançları, davranışları ve yaşantıları içeren gelişimsel bir süreçtir. Belirli bir yaşam döneminde beklenen cinsel duygular, inançlar ve davranışlar o yaşa uygun cinsel gelişimi belirler.
Cinsel gelişim ile ilgili bilgilerimiz psikoseksüel gelişim kuramı ile ilgili temel bilgilere dayanmaktadır. Döneminde birçok olumlu ve olumsuz eleştiri ile karşılaşan bu kuram 1915 yılında Freud tarafından geliştirilmiştir. Psikoseksüel gelişim kuramı günümüzde de sarsılmaz yerini korumaktadır. Başlangıçtaki eleştiriler, bu kuramda aktarılan çocuk cinselliğinin yetişkin cinselliği ile karıştırılmasından kaynaklanmıştır. Aslında çocuklarının cinsellikleri ile ilgili danışmanlık isteyen anne babaların da çocuk ve yetişkin cinselliğini karıştırdıklarını görmekteyiz. …
1. Düzenli, dakik, kahvaltı ve tuvalet . Tuvaletten 5 dakikada çıkın.Gerekirse tuvalete günde 2 kez gidin.
2. Kahvaltı dahil her 3 öğünde,mutlaka bir tabak çoban salata yiyin.
3. Öğünlerinizde özellikle ıspanak, bamya, pırasa, semiz otu, yeşil fasulye gibi sebzeli yemekler. Mümkünse çorba, börek türü her şey sebzeli olsun
4. Her öğünde bir tabak dolusu hoşaf veya erik, incir, üzüm, kayısı gibi meyveler yiyin.
5. Tahıl,mısır ve baklagiller gibi lifli gıdalar ve kepekli ürünler tüketin.
6. Her yemekten sonra oda sıcaklığında bol ılık su için.
7. Her öğünde mutlaka Melisa çayı için ve Keten tohumu alın. Keten tohumunu herhangi bir tabak yemeğe bir tatlı kaşığı kadar katın.
8. Tuvalette aktif, hızlı kanama olunca hemen kalkın ve 10 dk uzanıp istirahat edin.
9. Çay, kola, muz, beyaz ekmek, sandviç, kurabiye ,gofret, çikolata, pirinç pilavı, makarna, su böreği vb. gibi posasız ürünleri kısıtlayın. Bunlardan illa da yerseniz, birlikte bol sebze, meyve de yiyin ve bol su için.
10. Soğuk içeceklerden uzak durun; içecekleriniz oda sıcaklığında su, erik, kayısı cinsinden olsun.
Hemoroid komplikasyonlarının başlıcaları:
a) Uzun süreli kanamalar sonucu anemi ve buna bağlı hipotansiyon, halsizlik, iştahsızlık ve solukluktur.
b) Memelerde yaralanma ve iltihaplanma sonucu lokal ve sistemik ateş.
|
|
|
Resim 7: Akut, tromboze hemoroid |
c) Strangulasyon, yani dışarda duran hemoroid memelerinin; stres, alkol, ağır yemek, kabızlık, mushil kullanımı ve ishal gibi bir nedenle aniden pıhtılarla dolması sonucu şişip tamamının anüs dışına fırlaması ve orada kilitlenip kalması, anormal şişmesi ve şiddetli ağrı yapması. Bu safhada hemoroid memelerinin kan dolaşımı bozulmuştur ve dolayısı ile nekroz ve şiddetli ağrı gelişir. Artık geriye itilemez ve el değmez ve dışkılamaya, fitil koymaya, hatta melhem bile sürmeye izin vermez; dışkılama ve günlük yaşam ve bütün işler engellenir; ağrı ve kanamalar, enfeksiyon ve ateş yüzünden halsizlik ve iştahsızlık gelişir. Hemoroidin en kötü şeklidir. Tedavi aciliyet gerektirir. Duruma göre önce konservatif tıbbi yöntemlerle başlanır. Gerekirse anında genel anestezi ve regional anestezi ile cerrahi eksizyon veya trombektomi, sistemik ve lokal antibiyotik uygulanır.
Hemoroidler öncelikle iç (internal) ve dış (eksternal) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Hemoroidlerin çoğu iç hemoroid olup bunlar 4 derece olarak sınıflanır. Ayrıca basit ve komplike; tromboze, akut ve kronik olmak üzere alt sınıflara ayrılırlar.. Anüsün dış kenarındaki eksternal hemoroidal damarların aniden noktasal, tarzda cilt veya mukoza altına kanamaları ve pıhtı oluşturmaları da bir başka hemoroid çeşidi sayılabilir.
|
|
|
Resim 3: Anoskop ile görülebilen grade 1 hemoroid. |
1) Grade I (1. Derece) Hemoroidler: Hemoroid memesinin yukarı konumda kalıp, anüs dışına çıkmayıp ancak anoskop ile içeriye girildiğinde görülebilmesi halinde 1. derece hemoroid söz konusudur. Kendini sadece kanama ile belli eder. Bu memeler genellikle ağrısız olup, 1 cm’den daha küçük boyutlu, gergin ve ince duvarlı kanamaya hazır iç memeler şeklindedir ve ele gelmezler
TEDAVİ: 1. derece hemoroidler lastik bantla bağlama, sklerozan ilaç enjeksiyonu, halk arasında LASER olarak bilinen infirared ışık koagülasyonu gibi konservatif tıbbi yöntemlerle tedavi edilebilir; ameliyat gerekmez. Bazan sadece melhem, uygun diyet, ılık su oturma banyosu ve istirahat yeterli olabilir. Ancak hazırlayıcı sebepler araştırılıp onlar da ayrıca tedavi edilmelidir; örneğin asıl sebep akut bir barsak enfeksiyonu veya ishal ise; sadece antibiyotik ve ishal diyeti uygulaması bile yeterli olabilir. Cerrahi girişim gerektirmezler.
|
|
|
|
Resim 1: Hemoroidlerin şematik oluşumu. |
Resim 2: Tipik bir hemoroid örneği. |
Birinci sebep kabızlıktır.. Ayrıca, kolit, proktit, enterit gibi barsak enfeksiyonları; içki, tahriş edici aşırı acılı gıda tüketimi; yetersiz hijyen, anüs içi hemoroidal damar duvar yapısının doğuştan zayıf olması veya sonradan zayıflayıp torbalanması; prostat büyümesi ve kabızlık nedeni ile tuvalette uzun süre oturmak ve aşırı ıkınmak; gün boyu oturmak veya ayakta kalmak; aşırı yorgunluk; portal hipertansiyon; hamilelik myoma uteri, over kisti vb. gibi karın içi büyük urlar; kronik ökrürük, şişmanlık gibi karın ve damar içi basınçlarını artıran başka hastalıklar genel sebepler arasında sayılabilir.
Halk arasında basur olarak bilinen hemoroid anüs ve rektum hastalıklarının başında yer alır. Anüs ve rektum, boşaltım sisteminin çıkış kapısı olup yaklaşık yirmi çeşit hastalığın görülebildiği ve pek çok hastalığın da indirekt belirtilerinin izlenebildiği yerdir. Bu bölgenin hastalıklarına proktolojik hastalıklar ve proktoloji ile ilgilenen hekimlere de proktolog denir. Hemoroid, anüs içindeki hemoroidal toplar damarların zaman içinde anormal genişleyip kırmızı ve mor torbalar (memeler) şeklinde dışarı sarkması, (Resim 1 ve 2) bazen aşınıp delinerek dışkılama sırasında sık sık, parlak kırmızı kanamalar yapması, bazen memelerin aniden pıhtı ile dolup şiddetli ağrı, ödem, iltihaplanma, yaralanma ve ağrı yapmasıdır.
1. Operasyondan sonra ilk 4-5 gün bölgeyi travmadan koruyun. Ağrılı pozisyonlardan kaçının, fazla hareket etmeyin, hızlı veya fazla yol yürümeyin, su değdirmeyin, rölantide çalışın, pansuman için çağrılmışsanız gelin.
2. Beşinci veya 7.gün varsa, dikişleriniz, mutlaka aldırın;geciktiğiniz takdirde,dikişler büyük olasılıkla keser.Dikişler alındıktan sonra 3 gün süre ile günde 2 kez Biokadin (Batticon veya Betadin ) ile bölgeyi nazikçe silin, kurulayın ve önerilen bir pudra ile pudralayın. 3 günden sonra Biokadini terk edin;ancak 3 yıl süre ile günde 3 kez bölgeyi kuru bez,kağıt mendil veya el ile silin ve pudra ile masaj yaparak cildi kuru tutmaya ve güçlendirmeye çalışın.İnce ve nemli cildin daha kolay zedelenebileceğini, en azından pişik gelişebileceğini unutmayın.
3. Hayatınız boyunca kaykılık yani uzun oturmayın; koltuğun ön kenarına kaymayın. Seyahatlerinizde koltuğu arkaya yatırmayın, dik veya yan oturun.Değilse yeni kıl dönmelerinin olabileceğini ,aynı nedenle bel fıtığı gibi sorunların gelişebileceğinin unutmayın.
4. On beş günde bir bölgenin tıraşını yaptırır veya cımbızlarsanız daha da iyi olur.
5. Bölgedeki en ufak bir kızarıklık, akıntı, kaşıntı, delik,kıl girişi olduğunda kliniğimize uğrayın; erken başvurduğunuz taktirde sorunlarınızın 5-10 dakikada giderileceğini unutmayın.
1-GÜMÜŞ NİTRAT DESTEKLİ PİLONİDAL SİNUS KÜRETAJI
BİRİNCİ AŞAMA: Bu yöntemi, gümüş nitrat kristallerini EAU DİSTİLE (saf su) ile eriterek, %20-30′luk AgNo3 solusyonu halinde, lokal anestezisiz, kıl fistüllerinin veya sinüslerin içine enjekte ederek pyojenik (iltihabi) granulasyon dokusunu eritme ve sonra da kürete etme esasına dayandırdık.
Saf su dışında bütün solusyonlar, örneğin povidon iyod, tentürdiyod, Lidokain ve diğer bütün lokal anestezikler ile nötralize veya çökelmesi nedeni ile ,AgNO3 eriyiği,zorunlu olarak,antisepsi,lokal saha temizliği,sabunlu tıraş ,anestezi vs yapılmadan verildi. Bunun sonucu olarak, vakaların %50’sinde, özellikle fistül tartı oluşmamış,grade 1-2 sinuslerde ,birkaç saniye süren yanma şeklinde lokal ağrılar ve %20 vakada 1 gün içinde granulasyon dokusunun kimyasal lizisi veya nekrozu sonucu sinus içinde oluşan bulamacın hafif supurasyonu sebeb ile ,lokal ağrı ve hiperemi olmaktadır.Söz konusu supure nekrotik material kürete edildikten sonra sorun kalmamakta.Supure edilmediği takdirde sürecin ne olacağı araştırılmadı,veya buna ihtiyaç kalmadı. …
© 2008 Hepsi Uzman Video Döküman Arşivi - Bir başka WordPress blogu.
